D Ü N Y A



 ‘Dünya’ kavramı sözlükte, yaklaşmak anlamına gelen ‘dunuv’ veya alçak anlamına gelen ‘denâet’ kelimelerinden türetilmiş olan ‘ednâ’ ism-i tafzîl kelimesinin müennesidir. ‘Ednâ’ lafzı, Kur’an-ı Kerim’de 12 ve Nehc’ul-Belağa da 6 yerde geçmektedir. O halde dünya, ‘en yakın’ veya ‘en alçak’ anlamlarına gelmektedir.[1]

Dünya kavramı, ‘dünya hayatı’ veya ‘dünya evi’ gibi terkiplerde sıfat olarak kullanıldığı gibi, ‘âhiret’ kelimesinin karşıtı olarak da kullanılmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de daha ziyade ‘dünya hayatı’ şeklinde geçmekte ve âhiret hayatının karşıtı olarak zikredilmektedir. Bu anlamda dünya hayatı, dünyanın hayatı değil, dünya denilen süflî ve alçak hayat demektir; yahut da bilfiil içinde bulunulması ve yaşanması itibariyle ‘en yakın hayat’ anlamına gelir. Ayrıca “Âhiret hayatı, ilk hayattan daha hayırlıdır.”[2] ayetinde de ifade edildiği gibi, dünya hayatına ‘İlk hayat’ da denmektedir. Çünkü âhiret, son anlamına gelen ‘âhir’ kelimesinin müennesidir. Bu açıdan; Âhiret, son; âhiret hayatı ‘son hayat’ anlamına geldiğine göre; onun karşıtı dünya da, ilk; dünya hayatı da ‘ilk hayat’ manasını ifade eder.

Kur’an-ı Kerim’de ‘yeryüzü’ anlamına gelen ‘arz’, yeryüzünün coğrafî ve jeolojik yönünü; dünya ise, hayat veya insan hayatı ile ilgili yönünü temsil etmektedir. Bu nedenledir ki dünya kavramı, hayat kelimesiyle birlikte kullanılmış ve âhiret kavramının karşıtı olarak zikredilmiştir. Ölümden önceki her şeye dünya, ölümden sonraki her şeye ise, âhiret denilmesi de bu yüzdendir.

Dünya kelimesinin karşıtı olan âhiret kavramı ise; dünya hayatından sonra başlayıp ebediyen devam edecek olan ‘ikinci hayatın’ adıdır. Bu ikinci hayatın varlığına inanmak, yâni ‘Meâd’a’ itikat etmek, Usul-u Din’in esaslarından biridir. Âhiret kavramı, Kur’an-ı Kerim’de ‘el-Yevm-ül âhir’ veya ‘ed- Dâr-ul âhire’ şeklinde geçmektedir. Yalın olarak kullanıldığı yerlerde de ‘ed- Dâr-ul âhire’ anlamındadır. Zira, Arap dili kurallarına göre, sıfat bazen mevsuf’unun yerine geçmekte ve sıfat, isim gibi kullanılmaktadır. ‘ed-Dâr-ul âhire’nin anlamı, son ikamet evi; ‘el- Yevm-ül âhir’in anlamı ise, son gün demektir. Âhir, ilk anlamına gelen ‘Evvel’ in karşıtı olduğu gibi ‘el-Yevm-ül âhir’ veya ‘ed-Dâr-ul âhir’ de ‘el-Hayat-üd Dünya’nın karşıtıdır.[3] Bu karşıtlık, dünyanın ilki, âhiretin de, sonu temsil etmesi yönündedir.[4]

Kur’an-ı Kerim’de dünya kelimesi geçen âyetlerde; dünyanın insanları aldatmasından[5], dünya hayatının bir oyun ve eğlence[6], dünyada verilen mal ve oğulların ise dünya hayatının süsü oluşundan[7], dünya metaının aldatıcılığı ve azlığından[8], dünya metaının âhirete nispetle az oluşundan[9], bazı insanların dünya hayatını tercih edişlerinden[10], dünyada güzel iş yapanlara hem dünyada hem de âhirette güzellikler verileceğinden[11], âhirete karşılık dünyanın sevildiğinden[12], bazı insanların, dünya hayatının görünen kısmını bilmeleri ve âhiretten ise gâfil oluşlarından[13], insanların âhiretlerini dünyaya sattıklarından[14] ve bu dünya hayatının geçici bir kazançtan ibâret oluşundan[15], söz edilmektedir.

Dünya ve âhiretle ilgili ayetleri değerlendirebilmemiz için, dünya ve âhiret hayatını birlikte düşünmemiz ve bu iki hayatı birbirinden ayırmamız icap eder. Zira, dünya ve âhiretle ilgili ayetlerden anlamaktayız ki, ölüm öncesi başlayan ve ölüm sonrası devam eden ‘tek hayat’ vardır. Dünya, ölüm öncesi hayat, âhiret ise, ölüm sonrasındaki hayattır. Dünya yolun başı, âhiret ise yolun sonudur. Sona ulaşmak için yolun başlarından işe başlamak gerekmektedir. Bu yolda bir çok engeller mevcuttur.

Bu engeller, Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle, dünya metaı, oyun ve eğlencedir. Âhireti inkar edenler, yâni yolun sonunu göremeyenler, dünyanın metaını, oyun ve eğlencesini gerçek hayat sanarak âhiret yerine bunları tercih edenlerdir.[16] Bu insanlar, dünya hayatına razı olup, onunla rahat eden kişilerdir.[17] Yine bu insanlar, dünya hayatını âhirete tercih eden, bu yüzden de şımaran ve azgınlık yapan kimselerdir.[18]

Kısacası, âhirete nispetle az olan ve geçici olması nedeni ile de insanı aldatan bu dünya hayatını amaç edinip ona değer verenler; Kur’an-ı Kerim’de kınanmakta ve hatalı bir anlayış içinde bulundukları ifade edilmektedir:

Yerilen Dünya Ve Dünya Hayatı İle İlgili Bazı Âyetler

Dünya kavramı, Kur’an-ı Kerim’de 115 defa zikredilmiştir. Buna karşılık Âhiret kavramının sayısı da aynıdır. Dünya kavramının bahsedildiği bu 115 yerin, 61’i Mekkî surelerde ve geriye kalan 44’ü ise, Medenî surelerde yer almaktadır.[19] Bu ayetlerden bazıları şöyledir:



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 next