Soru -Bahaîlerin düşüncelerinin yanlış oluşu, necis olmalarının nedeni ve onların inançlarını saflıkla kabul edenlerin durumu hakkında açıklamada bulununuz



Genel Cevap:

Bab adıyla tanınan Alimuhammed, ilk olarak 1847 yıllarında çok farklı inanç ve kurallar ortaya çıkarmaya başlamıştır. Sonraları onun düşüncelerini kabul eden ve daha da genişleterek Bahaîliği kuran Mirza Hüseyinali Baha'dır. Bu şahıs kitaplarında; kendisinin ve Alimuhammed Bab'ın gelmesiyle İslam dinin geçerliliğini yitirdiğini, İslami hükümlerin yürürlükten kalktığını ve Hz. Muhammed'in risaletinin sona erdiğini dile getirmiştir. Ayrıca kendisinin Bab'dan sonra kabul edilmesi gerekilen önder ve zuhurunun vaat edildiği kimse olarak kabul etmek gerektiğini söylemektedir.

Hüseyinali Baha'nın inancına göre, yüce Allah defalarca yeryüzüne inmiştir ve son inişinde önce Bab'da, sonra da kendisinde cismi özellik kazanmıştır. Yeni şer'i hükümler çıkarmak için de; insanın kızı, kız kardeşi ve diğer yakınları ile evlenmesini mubah, bevl, gaita, köpek, domuz vb. necisleri de pak bilmiştir.

Hâlbuki Bahaîliğin bu ve buna benzer inançlarından hiçbiri sağlam delillerle desteklenmemekte ve kabul edilebilir bir nitelik taşımamaktadır, çünkü:

1- İslam dininde zuhuru vaat edilen Mehdi'nin özellikleri rivayetlerde belirlenmiş ve böylelikle her türlü kötü amacın önü alınmıştır. Bu rivayetlerde belirtilen hiçbir özellik Bab yahut Baha’da bulunmamaktadır.

2- Peygamber efendimizin (s.a.a) hatemiyeti ve son peygamber olduğu, ondan sonra bir peygamberin gelmeyeceği akli ve nakli delillerle ispatlanmış kesin bir inançtır. Kuran-ı Kerim, İslam peygamberi hakkında "Hatemu'n-Nebi" tabiri kullanmaktadır, yani Hz. Muhammed (s.a.a)  diğer peygamberlerin risalet ve nübüvvetini sonlandırmıştır, artık ondan sonra hiçbir peygamber gelmeyecektir. Ayrıca İslamiyet, içerisinde hiçbir eksikliğin bulunmadığı mükemmel bir dindir, hem bu dini getiren peygamber bütün hakikatlere ulaşmıştı ve hem de bu dinin mensupları içerisinde her zaman bu hakikatlere ulaşan kimseler bulunmuştur. Ayrıca her türlü tahrif ten de korunmuştur. Demek ki, İslam dinini tamamlayacak yahut düzeltecek yeni bir dine kesinlikle ihtiyaç duyulmamaktadır, zaten buna dayanarak şu düşünceyi dillendirmekteyiz: "İslam dini en mükemmel dindir, insanlık her asırda ve her zamanda tüm ihtiyaçlarının cevabını bu dinde bulacaktır ve ancak pratiğe dökmekle hidayete kavuşacaktır."

3- Yüce Allah'ın bir cisimde bulunmasının, Baha gibi bir kimsenin bedeninde kendisini göstermesinin, batıl ve yanlış bir düşünce olduğu çok açıktır. Allah'ın cisimde olmayacağı inancı dinin zaruriyatlarındandır ve bunu inkâr ettikleri için de necis olduklarına hüküm verilmiştir. Elbette Bahaîliğe inana fakat sonra yanlış olduğunu anlayan kimse eğer tövbe eder Allah tarafından bağışlanacaktır. Bir daha bu tür yanlış ve batıl inançları, dile getirmesi caiz değildir.

Geniş Cevap:

Bahaîlere göre Hüseyinali Baha'nın yazmış olduğu iki kitap çok önemlidir, onlar bu iki kitabı  "şeriat ve vahiy" olarak telakki etmektedirler. Bu kitaplardan birincisi; Kitab-ı İykan'dır, sözde Bağdat'ta kendisine vahyedilmiştir. İkincisi; Kitab-ı Akdes ki, bunun da Akka'da kendisine vahyedildiğini iddia ediyor. Bu kitapların dışında yine bir takım yazıları ve mektupları bulunmaktadır, örneğin: Kitab-ı Mübin, Kelimat-ı Meknune, Heft Vadi.

Mirza Hüseyinali'nin bu kitaplarda söylemiş olduğu ana inancı şu şekilde özetleyebiliriz: Kendisinin ve Bab'ın zuhuru ile İslam dini kaldırılmıştır, Hz. Muhammed'in risaleti sona ermiş ve onun yerine Cemal-ı Akdesi İlahi'nin risaleti ve hâkimiyeti başlamıştır. Kendisine vahyedilen bu iki kitap önceki tüm kitapları kapsamakta ve onları yürürlükten kaldırmaktadır, artık ahkâmla ilgili her konuda müracaat edilecek tek kitap onunkidir.[1] Allah, Hüseyinali Baha'nın bedeninde tecelli etmiş ve cismaniyet kazanmıştır, bundan sonrada defalarca bu şekilde bir bedende dünyaya gelecektir, ama bu Hz. Muhammed, Bab ve Baha'dan bin yıl sonra olacaktır, bin yıldan önce Allah tecessüm bulmayacaktır.[2] 

Mübin adlı kitabında kendisini tanrıların tanrısı ilan etmektedir.[3]

Kitab-ı Akdes'te diyor: Allah'ın kullarına ilk farz kıldığı şey; vahyin kaynağının ve tecellisinin bilinmesidir ki oda benim. Ben, evrenin yaratılışında ve onun idaresinde Allah'ın yerinde bulunmaktayım.[4]



1 2 3 4 5 6 7 8 next