Mazlum Fakih, Şehid-i Sani



Mazlum Fakih, Şehid-i Sani

Tarih boyunca Lübnan, çok büyük âlimler, müçtehitler ve mücahitler yetiştiren bir memleket olmuştur. Bu topraklarda, az ama tüm İslam coğrafyasına tesir eden, hatta bütün dünyaya büyük etkilerde bulunan insanlar yetişmiştir. Örneğin, Şeyh Bahaî, Allame Şerefuddin, İmam Musa Sadr ve daha yüzlerce büyük âlim.

Lübnanlı ve İslam’a sayısız hizmetleri bulunan, eşsiz eserleriyle günümüzde dahi binlerce müçtehit yetişmesine sebep olan, Ehlibeyt mektebinin varlığıyla iftihar ettiği, bu âlimlerden biride Şehid-i Sani’dir. Şehid-i Sani’nin bizim için bir diğer önemli özelliği de, mübarek kabrinin İstanbul’da bulunmasıdır.

Doğumu Ve Ailesi

Asıl adı, Şeyh Zeynuddin b. Ali b. Ahmet’tir, fakat herkes tarafından genelde Şehid-i Sani (ikinci şehit) olarak tanınmaktadır. Bu büyük âlim, 8 Mart 1506 (h: 13 Şevval 911) yılında, ilim, takva ve üstün ahlaki özelliklere sahip güney Lübnanlı bir ailede gözlerini dünyaya açtı. Babası, o bölgenin önde gelen âlimlerinden Nuriddin Ali’dir.

Şehidi Sani’nin soyundan İslam’a faydalı çok büyük âlimler çıkmıştır. Öyle ki, her biri Allah yolunda yaptıkları büyük hizmetler ve çektikleri onca acılar yüzünden adlarını altın harflerle yazdırmışlardır. Örneğin:

Meaalim’id Din fil Usul kitabının yazarı Allame Ebu Mansur Cemaluddin Hasan. Caferi fıkhının önemli eserlerinden Medarik, kitabının yazarı Seyit Muhammed Ali Amuli, Lübnanlı Müslümanların iftiharı olan İmam Musa Sadr. Kendisi gibi mazlumca şehit edilen Muhammed Bakır Sadr, kardeşi Bintül Huda ve diğer onlarca şehit ve âlim. Hepsi Şehid-i Sani’nin soyundan gelen, Onun gibi İslam’a hizmet eden ve Ehlibeyt yolunda şehadete ulaşan insanlardır.

Eğitimi

İlk öğretmeni babasıdır, babası Nuriddin Ali b. Ahmet’in yanında mukaddime derslerini okudu, daha çocuk yaşlardayken babasını kaybetti. Babasının ölümü Ona çok zor gelmişti, ayrıca artık kimsesiz kalmıştı. Meys kasabasındaki halasının yanına gitmek zorunda kaldı, ama aslında bu ilahi bir lütuftu, zira burada bulunan dönemin büyük âlimlerinden şeyh Ali b. Abdulali’den içtihat yolunda gerekli olan bütün ilimleri öğrendi. Fıkıh, hadis, tefsir ve fıkıh metodolojisi kitaplarını bu âlimin yanında okudu. Daha sonrasın da diğer âlimlerden de yararlana bilmek için yolculuklar yapıp, çeşitli ülkelere gitti.

İlk olarak Kereki Nuh şehrinde bulunan Meheccet'ül Beyda’nın yazarı Cafer Kereki’den ders almak için onun yanına vardı. Daha sonra Şam’a giderek, Şeyh Muhammed b. Mekki’den tıp, felsefe ve kıraat ilmini öğrendi. Gönlünde bulunan ilim susuzluğu ve hedefi olan İslam’a hizmetle yorulmak bilmeden, büyük zorluklarla kendisini Mısır’a ulaştırdı. Burada değişik dallarda değişik üstatlardan yararlandı.

1537 yılında hac farizasını yerine getirdikten sonra, Kudüs’e gelerek burada bulunan ehlisünnetin büyük âlimlerinden Şeyh Şemsuddin b. Ebu Latif’e, Sahihi Buhari ve Sahihi Müslümi okuduktan sonra ondan rivayet nakli iznini aldı.

Şehid Sani’nin ilim öğrendiği üstatlarından bazıları şunlardır:



1 2 3 4 5 next