KERBELA1



Yine muharrem
Yine aşura
Yine maziden hatıra
Kekeme acılar gelip oturur başucumuza,

Kanlı bir kum fırtınasında
Mersiye okur çöller -
Cennet gençlerinin efendisi adina,
Güneş mum gibi eriyiverir,
Yıldızlar Kerbela’ya düşer,
En güzelden, yıllar evvelinden
Kesik bir başı okşar gibi teselli ..

Fıratın gözleri hala kan çanagı..
Asırlar geçti, yetmedi
Hala yas tutar gözlerimiz,
Ey Hüseyin(r.a)!
Susuz kalan her gül
Senin kanınla hayat bulur simdi!
Kırmızı ölümü terkine alıp gittin,
Zeynep (r.a) el sallıyor Kerbela’dan, ardından senin,
Melekler gözyaşı döküyor
Biz de ağlıyoruz
Ağlayışımız seni bilmeyişimizden,

Yine Muharrem
Ve bugün aşura
Bugün demli efkarlar dolaşır zulamda,
Ey Hüseyin (r.a)!
Gittin, gözlerimizde kırmızı gözyaşı kaldı
Gittin, ellerimizde sabır
Yüreklerimizde davana sebat kaldı,
Ey Zeynep (r.a)!
Ey kılıçların efendisinin kızı!
Haber saldın tüm cihana
On dört asır evvelinden:
Kerbela’ya kimsecikler uğramasın!
O gün sabahı olmadı âlemin,
Güneş Kerbela topraklarına gömüldü,

Ey Hüseyin (r.a)!
Ey dünya gözüyle görülebilecek
Cennet güllerinin sonuncusu!
Bugün seni yine hayırla yad ediyoruz
Senin neslinden öyleler geldi ki
“Binlerce başın feda olduğu hakikat uğruna -
bizim başımız dahi feda olsun” dediler,
Onlar da hasretine dayanamayıp sana geldiler.

Yine Muharrem, yine aşura
Yine Kerbelada’ki elim hatıra dokunur bir yanımıza,
Ey Hüseyin (r.a)!
Ey cennet gençlerinin efendisi!
Ey Hüseyin (r.a)!
Ey dünya gözüyle görülebilecek
Cennet güllerinin sonuncusu!
Bizi de alsana yanına
Beraber gölgelenelim tuba ağacının altında,
Bizi de al, bizi de al, bizi de al…

Zafer Isık