EHL-İ BEYT'İN ŞAM'A GİRİŞİ



Hüseyin'in (a) başı, esir kadın ve evlatlarıyla birlikte Şam'a doğru götürüldü. Dimişk şehrinin yakınlarına varıldığında Ümmü Külsüm Şimr'n (l.a) yanına gidip dedi: "Senden bir isteğim var." Şimr (l.a) "İsteğin nedir?" dedi. Ümmü Külsüm: "Madem bu şehre götüreceksin bizi, insanların daha az olduğu yerden götür. Bu kesik başları da bizim aramızdan uzaklaştırsınlar. Esir elbiseleri içinde insanlar bize o kadar baktı ki rüsvay olduk" dedi. Şimr kendine has habislik ve serkeşliğiyle Ümmü Külsüm'ün isteği karşısında adamlarına, başların mızraklara takılıp esirler arasında hareket ettirilmesini emretti. Seyre gelenlerin arasından götürerek Dimişk kapısından geçirdi ve esirlerin bekletildiği, şehrin merkez camiinin kapısı önünde bekletti. Rivayete göre tabiinden biri Hüseyin'in (a) başını Şam'da görünce gidip saklandı. Bir ay dostlarına görünmedi. Bir ay sonra onu gördüklerinde saklanmasının sebebi sordular. "Ne büyük bir belaya düçar olduğumuzu görmüyor musunuz?" dedikten sonra şu beytleri okudu: "Ey Muhammed'in (s) kızının oğlu, senin kana belenmiş başını Şam'a getirdiler. Seni öldürmekle açıkça ve bilerek Resulullah'ı (s) öldürdüler. Ey Peygamberin evladı, seni susuz öldürdü ve  Kur'an-ı gözönünde tutmadılar. Seni öldürdükleri için tekbir getiriyorlar. Oysa ki tekbiri katlettiler onlar."

Hüseyin'in ehl-i beyti merkez camiin kapısı önünde bekletildiği bir sırada yaşlı biri onların yanına yaklaşarak dedi: "Hamd olsun Allah'a ki sizleri helak etti, erkeklerinizi

öldürerek şehirlere huzur ve emniyet verdi ve emir'ul müminin'i size musallat kıldı." Ali b. Hüseyin (a): Ey adam, Kur'an okumuş musun? Yaşlı: Evet Ali b. Hüseyin: "De ki; ben buna karşılık yakınlar(ım) hakkında sevgi dışında birşey istemiyorum." (Şura-23) ayetini okumuş musun? Yaşlı: Evet, okumuşum. Ali b. Hüseyin: Peygamberin yakınları bizleriz. "Yakınların hakkını ver" (İsra-26) ayetini okumuş musun? Yaşlı: Evet, okumuşum. Ali b. Hüseyin: Resulullah'ın (s) akraba ve yakınları bizleriz. "Bilin ki bir şeyden kazancınızın şüphesiz Allah içindir beşte biri ve Resul içindir ve yakınlar için" (Enfal-41) ayetini okumuş musun? Yaşlı: Evet, bunu da okumuşum.  Ali b. Hüseyin: Peygamberin yakınları da akrabaları da bizleriz. "Şühhesiz Allah her türlü pisliği siz Ehl-i Beyt'ten gidermek ve sizi tertemiz kılmak istemektedir" (Ahzab-33) ayetini okumuş musun? Yaşlı: Evet, okumuşum. Ali b. Hüseyin: Allah'ın "Tethir" ayetine mazhar kıldığı Ehl-i Beyt bizleriz. Yaşlı adam bunları duyunca yaptığından utanarak şöyle dedi: "Seni Allah'a ant veriyorum, Kur'an'ın bu ayetleri sizin hakkınızda mı? Ali b. Hüseyin: Andolsun Allah'a ve ceddim Resulullah'a (s) ki bu ayetler bizim hakkımızdadır. Yaşlı adam başındaki sarığı çıkarıp yere vurdu ve başını gökyüzüne kaldırarak dedi: "Allah'ım, âl-i Muhammed'in (s) cin ve ins -insan- düşmanlarından beriyim." Sonra da Ali b. Hüseyin'e (a) dönerek "Benim tevbem kabul olur mu?" dedi. İmam Seccad (a) buyurdu: "Eğer tevbe edersen Allah kabul buyurur ve sen bizimle olursun." Yaşlı adam da "Ben tevbe ettim" dedi. Yezit b. Muaviye bu yaşlı adamın öyküsünü duyunca emrederek onu öldürttü.