EHL-İ BEYT MEKTEBİNDE İMAMET İNANCI



İmametin İspatı

Peygamberlerin gerekliliği hakkında beyan ettiğimiz delillerin aynısı, peygamberlerin vasi ve halifeleri için de geçerlidir. Bir peygamberin vasileri, diğer bir peygamber zuhur edinceye kadar var olmalıdır. Çünkü vasiye olan ihtiyaç belli bir zaman veya hal ile sınırlı değildir. Zira kitap ve şeriat, dini ikame edecek birisi olmadıkça, tek başına yeterli değildir. Görmüyor musun tüm mezhep ve fırkalar, kendilerini Kur’an’a dayandırıyorlar?! Kalplerinde eğrilik olan cahil insanlar da Kur’an’a istinat ediyorlar?! Bu nedenle, Allah indinden bir kitap ve şeriatla gönderilen her peygamberin vasileri olmalıdır. Bunlar, o peygamberin nübüvvetinin sırlarını ve ona nazil olan kitabın maarifini insanlara açıklamalı, onun yolunda hiçbir anlaşılmazlığın kalmamasını sağlamalıdırlar. Bu bağlamda, kendisi peygamberlerin efendisi ve sonuncusu, dini de dinlerin en mükemmeli ve sonuncusu olan Resulullah’ın da vasileri olmalıdır. Bunlar, Resulullah’ın insanlar üzerindeki hüccetleridirler. Kur’an’ın, insanların heva ve heveslerine, akıl ve re’ylerine göre değil, Allah’ın murat ettiği şekilde yorumlanmasının güvencesidirler. Bunlara uyulmadığı takdirde ihtilaflar çıkar, kalpler değişik yollara sapar. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyuruyor:

Sana kitabı indiren O’dur. Onun bir kısmı, muhkem ayetlerdir, ki onlar kitabın anasıdır (temelidir). Diğer bir kısmı da, benzeşen (müteşabih) ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve yorumunu yapmak için onun müteşabih ayetlerine uyarlar. Oysa onların yorumunu Allah’tan ve ilimde derinleşenlerden başka kimse bilmez.”(1)

Yine buyuruyor ki:

“Böylece, helak olacak kişi apaçık bir delilden sonra helak olsun, diri kalacak kişi de apaçık bir delilden sonra hayatta kalsın.”(2)

 

İmamın Varlığı İlahî Bir Lütuftur

İmamın varlığı Allah’ın kullarına olan bir lütfüdür. Zira imam, insanları birleştirir; zayıfın hakkını güçlüden, fakirin hakkını zenginden alır; cahilin önünü alır, gafili uyandırır. Yüce Allah buyuruyor ki:

“Hiç bir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı korkutucu gelip geçmiş olmasın.”(3)

“Her topluluk için bir hidayet önderi var.”(4)

“Her ümmet içinde kendilerinden onların üzerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahit olarak getireceğiz.”(5)

Resulullah da şöyle buyurmuştur:



1 2 3 4 5 6 7 8 9 next