İmam Hüseyin (a.s) Neden Şehadeti Tercih Etti?



Bu konuyu incelemeden önce şu sorulara cevap bulmamız gerekiyor:

A- İmam Hüseyin (a.s)'ın katili neden onu öldürmeye kalkıştı?

B- İmam Hüseyin (a.s) neden şehadeti seçti?

— İmam Hüseyin (a.s) ve Yezid'e Biat

Taberî[1] ve diğerleri bildirirler: Hicretin altmışıncı yılında Muaviye ölünce oğlu ve veliahdı olan Yezid'in hilafeti için Recep ayında biat alındı; o sırada Medine valisi Velid b. Utbe b. Ebu Süfyan'dı.

Yezid hilafete geçince tüm çabası, Muaviye'nin kendisinden sonra Yezid'in hilafet ve veliahtlık konusunda önerisini kabul etmeyen sayılı kişilerden ne pahasına olursa olsun biat alarak bu açıdan rahatlamaktı. Dolayısıyla bu kararı doğrultusunda -amcası oğlu- Velid'e bir mektup yazarak Muaviye'nin öldüğünü bildirdi. Çok kısa olan diğer bir mektubunda ise şöyle yazdı:

"Hüseyin b. Ali, Abdullah b. Ömer ve Abdullah b. Zübeyr'den biat almak istediğin zaman onlara karşı sert davran; bu hususta onlara, biat etmedikleri sürece, hiç bir ruhsat ve izin verme."

Mervan b. Hakem, hemen onların peşine adam gönderip onları Yezid'e biat ederek onun emrine girmeye davet etmesini; davetine olumlu cevap verecek olurlarsa kabul etmesini, sakınacak olurlarsa boyunlarını vurmasını önerdi ve onlar Muaviye'nin öldüğünü öğrenecek olurlarsa, savaş yanlısı olmayan ve hilafeti tesadüfen kucağında bulmayı bekleyen Abdullah b. Ömer'in dışında her birinin bir köşeye çekilerek hilafet bayrağını ellerine alarak halkı kendi hilafetlerine davet edeceklerini vurguladı.

Bunun üzerine Velid, Abdullah b. Amr b. Osman'ı İmam Hüseyin ve İbn-i Zübeyr'e göndererek onları çağırttı. Abdullah onlarla mescitte görüşerek Velid'in mesajını onlara iletti.

Velid'in görüşmek için belirttiği saat valinin normalde halkı kabul ettiği bir zaman değildi. İşte bu nedenle Velid'in elçisine, sen git; biz de geleceğiz, dediler. Abdullah gidince Hüseyin (a.s) Abdullah b. Zübeyr'e şöyle buyurdu: "Öyle sanıyorum ki Ümeyyeoğulları'nın tağutu (Muaviye b. Ebî Süfyan) helak olmuştur, bu davetten maksat da, onun ölüm haberi yayılmadan  oğlu Yezid için bizden biat almaktır." Abdullah b. Zübeyr, "ben de aynı görüşteyim" dedi. Sonra İmam Hüseyin (a.s) kalkarak mescidden dışarı çıktı; akrabalarından ve taraftarlarından bir grubu toplayarak hükümet konağına gitti ve onlara, "Ben Velid'in yanına gidiyorum; çağırırsam veya Velid'in bağırıp öfkelendiğini görürseniz hemen içeri girip etrafımı sarın; aksi durumda burada gelmemi bekleyin," buyurdu ve içeri girdi. İmam içeri girdiğinde Mervan b. Hakem, Velid'in yanıbaşında oturmuştu. Velid, Yezid'in mektubunu İmam (s.a.a)'a okuyarak Yezid adına kendisine biat etmesini istedi. İmam Hüseyin (a.s) "inna lillah ve inna ileyhi raciûn" söyleyerek şöyle buyurdu: "Benim gibi birisi gizli olarak biat etmez; senin de bütün insanların karşısında açıkça biat etmedikçe böyle bir bîate razı olacağını sanmıyorum." Velid, öyledir dedi. İmam (a.s), "Bütün Medine halkını, Yezid'e biat etmeye davet ettiğinde, işin bir yerde bitmesi için bizi de davet edersin" buyurdu. Rahat talep biri olan Velid, İmam (a.s)'ın önerisi karşısında, "O halde git; Allah'a emanet ol" dedi. Olaya tanık olan Mervan Velid'e hitaben şöyle dedi: "Vallahi Hüseyin (a.s) biat etmeden buradan çıkacak olursa, iki taraftan çok miktarda kan dökülmedikçe artık böyle bir fırsatı bulamayacaksın. Bu adamı zindana at ve biat etmedikçe gitmesine müsaade etme ya da boynunu vur!"

İmam Hüseyin (a.s), Mervan'ın sözlerini duyunca yerinden kalkıp ona, "Ey Zerkâ'nın oğlu![2] Sen mi beni öldüreceksin, yoksa o mu? Vallahi yalan söyledin ve günah işledin" dedi.[3]



1 2 3 4 5 next