Ehl-î Beyt Mektebinde İmamet ve Hilafet



Konuya girmeden önce "İmam" ve "Halife" kelimelerinin lügat, şeriat ve müteşerriler açısından anlamını incelememiz gerekiyor.

1- Halife:

Halife veliaht, bir kişinin diğer bir kişinin yerine geçmesi anlamındadır.

Dolayısıyla, halife kelimesi devamlı diğer bir kelimeye izafe edilerek -eklenerek- kullanılmaktadır. Öreğin "halifet-ul alim" (alimin halifesi), "halifet-ul vali" (valinin halifesi) gibi.

Halife kelimesi Kur'an-ı Kerim'de de bu anlamda kullanılmıştır. Örneğin: "Hani Rabbin, meleklere: muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim demişti." (Bakara/30)

Yine: "Ey Davud, biz seni yeryüzünde bir halife kıldık." (Sâd/26)

Her iki ayette de "halife" kelimesinin izafe olduğu "Allah" kelimesi belli olduğundan ayette zikredilmemiştir. O halde Adem ve Davud Allah Teala'nın yeryüzündeki iki halifesidir.

Resulullah'tan (s.a.a) nakledilen hadislerde de halife kelimesi bu anlamda kullanılmaktadır. Mesela Resulullah'tan (s.a.a) nakledilen bir hadiste şöyle geçmektedir:

"Allah'ım halifelerime rahmet gönder, Allah'ım halifelerime rahmet gönder, Allah'ın halifelerime rahmet gönder" Ya Resulullah, halifeleriniz kimlerdir? denilince buyurdular ki: "Benden sonra gelerek hadis ve sünnetimi rivayet edenlerdir."[1]

Resulullah'ın (s.a.a) risalet makamında vazifesi ilahi risaleti tebliğ etmek ve halka ulaştırmaktı. Bu hususta Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

"Biliniz ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir." (Maide/92).Yine: "Peygambere düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." (Nur/54) buyurmaktadır.



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 next