TATHİR AYETİNDE EHL-İ BEYT KİMLERDİR?



 “Ancak ve ancak Allah, ey Ehl-i Beyt sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz etmeyi irade eder.”

Bu ayeti kerime Kur’anı Kerim’in Ahzab suresindedir. Tefsir, Tarih ve hadisçi alimler arasında Tathir ayeti diye meşhurdur. Tarih boyunca bu ayetteki Ehl-i Beyt’in kimler olduğu hususunda büyük ihtilaflara düşülmüş ve bu ihtilafların da zararının faturası ise Müslümanlar tarafından ödenmiş ve kârını ise islamın büyük ve azılı düşmanları  ve emperyalist güçler kazanmıştır.

Bazılarına göre Ehl-i Beyt’ten maksat peygamberin hanımları, bazılarına göre Ali, Akil ve Abbas’ın evlatları, bazılarına göre Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin ve bazılarına göre ise hem peygamberlerin hanımları ve hem de Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’dir. Aklı selim olan birisi bu ihtilafların hallini Kur’an, sünnet ve akıl gölgesinde aramalı ve bu kavramlar içerisinde hakka ulaşmalıdır.

Bu ayetin, Ehlibeytin fazilet üstünlük, masumluk ve maddi–manevi noksanlıklardan uzak olduklarına delalet ettiğine tered   düt yoktur. Tathir ayeti, hakikati gören, basiretli, imanlı ve ilahi yolu giden insanların gözlerini ismet ve masumluk sıfatına sahip olan Ehlibeyte dikmelerine sebep olmuştur.

Ehli Sünnet ve Şianın hadis, tefsir ve tarih kitaplarından haberdar olan birisi bu ayetin sadece peygamber, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin (a.s) hakkında nazil olduğunda zerre kadar bile tereddüt etmemesi gerekir. Bunun böyle oluşu kesin ve mütevatir bilinen meselelerden olup ve onu inkar etmek Kur’an’a, Peygambere ve Ehlibeyte karşı yapılan inattan  başka bir şey değildir. Bunun aksini iddia etmek ya kör ve batıl taassuptan ya bir takım çıkarlardan veya da hadis, tarih ve tefsir kitaplarından haberdar olmamaktan kaynaklanmaktadır ve bunun başka bir alternatifi yoktur.

Ehli Sünnet’in bütün fırkalarının kabullendikleri kaynaklara bakacak olursak delaleti açık olan bu Ayet’in sadece beş kişi hakkında nazil olduğunu göreceğiz.

Ehli Sünnet’in değerli alimlerinden edebiyatçı ve tefsirci olan Celaleddin Suyiti ‘Ed- dür- rul Mensur’ adlı tefsir kitabında Ehli Sünnet ravilerinden bu ayetin beş kişi hakkında nazil olduğuna ve bir altıncı şahsın bulunmadığına dair yirmi tane rivayet nakletmiştir. Aynı şekilde İbn-i Carir-i Taberi tefsiri Taberi’de muhtelif senetlerle on beş rivayet nakletmiş ve ayetin sadece beş kişi hakkında nazil olduğunu söylemiştir. Bu ayetin Hz. Resulü Ekrem, İmam Ali, Hz. Fatıma, İmam Hasan ve İmam Hüseyin (a.s) hakkında nazil olduğuna dair hiçbir delil bile olmasaydı, bu konuda Peygamberin sadece şu sözü yeterli olurdu “Bu ayet ben, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Hz. Fatıma hakkında nazil olmuştur.”

Ahmed b. Hanbel Ebu Said’i Hudri’den naklederek şöyle der: “Bu ayet Hz. Peygamber, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında nazil olmuştur.”

Biz şimdilik Şii ve Ehli sünnet kaynaklarında ortak olarak zikrolunan bazı rivayetleri nakledecek ve daha sonra ayetin tefsirine geçeceğiz.

Birinci Hadis: Peygamber (s.a.a)’in değerli zevcesi ve ümmül muminin olan Ümmü Seleme şöyle buyuruyor: “Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) benim odamdayken Hz. Fatıma odaya geliverdi… ve peygamber Fatıma’ya ey Fatıma git eşini ve iki evladını buraya getir (Hz. Fatımanın onları seslemesi üzerine) Ali, Hasan, ve Hüseyin gelip odaya girdiler ve hepside birlikte yemek yemeğe başladılar ve bu esnada peygamber tahtın üzerinde bulunan döşeğin üzerinde oturuvermiş ve kendisininde bir Hayber kisası (aba) vardı. Ümmü Seleme diyor ki; Ben o odanın bir köşesindeki hücreye çekilmiş namaz kılmak ile meşgul iken Allah’u Teala bu ayeti nazil eyledi. “Allah siz Ehl-i Beyt’ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz etmeyi irade eder” Ümmü Seleme diyor ki: Ben başımı odaya sokarak şöyle dedim; Bende sizden miyim ey Allah’ın Resulü? Buyurdular ki; “sen hayır üzeresin, sen hayır üzeresin.”



1 2 3 next