Hz. Mehdi (a.s)’dan Nakledilen Bazı Dualar



Kur’an ve sünnette yer alan delillerin yanı sıra Ehl-i Beyt’i tanımanın yollarından biri de tevhit, nübüvvet, fıkıh, tefsir ve ahlak gibi çeşitli konularda onlardan bize ulaşan sözlerdir. Burada bu sözlerden bir bölümünü oluşturan dua” ve münacatlara işaret etmek istiyoruz. Sahife-i Seccadiye, Mefatih-ul Cinan, Misbah-ul Muteheccid, İkbal-ul Ama’l ve Sahife-i Mehdiyye gibi kitaplarda kayıtlı olan bu duâlar incelendiğinde Ehl-i Beyt  İmamlarının bu duâlarda tevhid, ahlakî erdemler, toplumsal ilişkiler ve insanî tekamül gibi konuları işlediklerini ve bu konularda fevkalade yüce beyan ve öğretiler beyan ettiklerini görürüz.

Öyle ki, bu yüce öğretilerin örneğini Kur’an ve Peygamber sallâ’llâhu aleyhi ve alih’in sözlerinden başka hiç bir yerde bulamayız.

Bu, Ehl-i Beyt aleyhum’us-selâm’ın başkalarının asla kavuşamayacağı ilahî makamlara sahip olup Allah indinden verilen vehbi ilime sahip olduklarını ortaya koymaktadır.

Öten yandan Ehl-i Beyt İmamlarının bu duaları halka öğretmeleri onların insanları Allah yoluna hidayet etme ve terbiye etme vazifesini üstlendiklerini de gösterir. Çünkü bu dualar, hem öğreticidir hem de dolaylı pratik tavsiye ve telkinler içermesi, ruhta bıraktığı köklü etki hasebiyle de eğiticilik yönünden eşsiz bir önem ve özelliğe sahiptir.

Bizler bu duaları okumak ve yaşamakla Allah’a yaklaşabilir, yüce irfanî bilgilere erişebilir ve ruhî erdemlerimizi artırarak derunî çekişmelerimizi yok edebiliriz.

Elbette, bu dualardan her biri insanın bulunduğu marifet ve kemal seviyesi ve çeşitli hallerinden öncelikle belli birine hitap etmekte ve eğiticilik yönünden belirli bir gayeyi gütmekteler. Kelime ve cümlelerin dizilişi ve duanın bölümleri arasındaki tertip, duâ edenin düzenli bir fikrî ve ruhî akımı geçirerek ruhî ve manevi kemal ve marifete ulaşmasını sağlayacak şekildedir. Bu yüzden bu dualardan daha iyi yararlanmak için kendi ruhî ve ahlakî yapımıza uygun ve yatkın bir duayı okumamız daha faydalı olur. Gerçi bu duaların her biri insan için sayısız faydaları içermektedir.

Bu duaların her birinin hangi gayeyle inşa olunduğunu ve ne gibi yüce öğretilere sahip olduğunu açıklamak uzun bir incelemeye konu olabilecek müstakil bir mevzudur. Bizim buradaki hedefimiz Ehl-i Beyt’in fazilet ve öğretileriyle aşina olmak isteyenlerin İmam Zeyn’ül-Abidin aleyhi’s-selâm’ın dualarını içeren Sahife-i Seccadiye, Hz. Mehdi’nin dualarını içeren Sahife-i Mehdiyye’ye ve çeşitli İmamların dualarını içeren İkbal’ul A’mal gibi kitaplara müracaat edebileceklerini dile getirmek ve bu dualardan bazı örnekler sunmaktır.

Burada yeri gelmişken Sorbon Üniversitesi Şia bilimcisi Prof. Henry Corbin’in Merhum Allame Tabatabaî ile iki yıllık müzakerelerinden sonra Hz. Mehdi aleyhi’s-selâm’a inanmanın önemi ve Hz. Mehdi (a.s)’ın duaları hakkındaki söz ve duygularını Merhum Allame Tabatabaî’den naklen zikretmek istiyoruz. Merhum Allame, Corbin hakkında şöyle demiştir:

Corbin: “Dünyada canlı ve dinamik bir mezhep varsa o da Şiiliktir.” diyordu. “Çünkü Şia, yaşayan bir İmamın var olduğuna ve bunun gerekliliğine inanıyor. Hz. Mehdi aleyhi’s-selâm inancı, Şiiliği sürekli canlı ve diri tutmaktadır.” diyordu. “Yahudilikte gayb âlemiyle olan irtibat, Hz. Musa’nın ölümüyle kesildi; Hıristiyanlıkta Hz. İsa’nın ölümüyle bu bağ koptu; Müslümanların diğer fırkaları da Hz. Muhammed (s.a.a) vefatıyla aynı duruma düştüler. Ama Şia, gayb alemiyel irtibatta olan “İmam” ve “Veli”nin sağ olması gerektiğine inanarak bu irtibatı sürekli korumuştur.” Corbin, özellikle Hz. Mehdi (a.s) inancından çok etkilenmiş ve büyük bir ruhi inkılâba uğramıştır. Hz. Mehdi (a.s)’dan nakledilen duaları içeren “Sahife-i Mehdiye” ile İmam Zeynül Abidin aleyhi’s-selâm’dan nakledilen duaları içeren “Sahife-i Seccadiye”yi çok okur ve onlardaki duaların yüce içeriklerinin etkisinde kalarak ağlardı.”[1]

Şimdi ise örnek olarak Hz. Mehdi (a.s)’ın özel naipleri aracılığıyla müminlere öğrettiği dualardan bazı örnekleri birlikte okuyalım.



1 2 3 4 5 6 next