Ehl-İ Beyt Dualarında İlahi Aşk



Mehdi GÜREL

"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretleriniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler sizlere Allah'tan, Resulünden ve Onun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah fasık kavmi (topluluğu) hidayet etmez." (Tevbe suresi, ayet:24)

ALLAH'LA İRTİBAT

Kalp yoluyla Allah'la irtibat kurabilmek, O'nunla hemsohbet olabilmek için birbiriyle uyum içerisinde olan çok sayıda unsurun bir arada insanda bulunması gerekir. Ancak bu unsurların bir araya gelmesiyle Allah'a yönelmenin O’na kavuşmanın doğru yolu tanınmış olur. Kur'an-ı Kerim ve sünnet, yalnızca Allah'dan korkmak, O'na umut ve sevgi beslemek veya O’na karşı huşu içerisinde olmak gibi güzel unsurlardan yalnız biriyle Allah'a kavuşmayı reddederek bunu uyum ve sağlamlıktan yoksun bir yöneliş olarak değerlendirmektedir. Allah-u Teala'ya yönelişe vesile olan unsurlar çok geniş bir perspektifi oluşturmaktadır. Onlara tafsilatıyla Kur'an-ı Kerim, hadis ve dualarda işaret edilmiştir Örnek olarak; ümit, korku, yalvarış, huşu, sevgi, iştiyak, üns, pişmanlık, tevbe etmek, mağfiret, yardım dilmek, merhamet beklemek, ayrı şeylerden kopup sadece Allah'a yönelmek, Allah'ın azametini ikrar etmek, Allah'ı övmek, Allah'a rağbet etmek, itaat etmek, O'na kulluk etmek, zikir, fakirliğine itiraf etmek ve Allah'a sığınmak gibi unsurları zikredebiliriz.

Hz. İmam Zeyn'ül Abidin Ali ibn-i Hüseyin'den (a.s) gelen bir duada şu cümleler yer almaktadır: "Ey Allah'ım, senden gönlümü kendi sevgin, kendi azamet ve haşyetin, sana olan inanç ve iman ve sana olan iştiyakla doldurmanı istiyorum." (Bihar-ül Envar, c.98,s.92)

İşte bu farklı unsurların bir araya gelmesi, Allah-u Teala'ya yönelmek için verimli bir atmosferi oluşturmakta ve bu unsurlardan her biri gerçekte Allah'ın rahmet kapılarından biri için bir anahtar sayılmaktadır ve neticede O'nun tanınması için birer vesile olmaktadırlar.

Örneğin, rahmet dilemek Allah'ın rahmetinin bir anahtarı olurken, mağfiret dilemek de O'nun bağış ve affı için bir anahtardır. Aynı zamanda bu unsurlardan her biri kendiliğinden Allah'a yönelmek için bir yol sayılmaktadır. Yine insanın Allah'a olan iştiyak, sevgi ve üns'ü Allah'a doğru uzanan bir yoldur; Allah'tan korku ve sakınma da O'na giden diğer bir yoldur; keza huşu, Allah'a olan ümit ve dua da Allah'a kavuşmak için bir vesiledir.

Bu arada insana düşen, sadece bir yolla değil çeşitli yollardan Allah'a doğru hareket etmek ve O’na yönelmektir. Zira her yol ve her sülukun insanın Allah'a doğru hareket etmesinde kendine has bir tat ve ürünü vardır, ki öteki yollarda o bulunmamaktadır.

Bu esas gereğince mukaddes İslam dini, Allah'la irtibat kurmak sahasında çeşitli unsurları bir arada bulundurmayı emretmiştir.

ALLAH'A OLAN SEVGİ

İnsanla Allah-u Teala arasındaki bağı güçlendirmek hususunda, her unsurdan daha üstün, daha güçlü ve daha çabuk hedefe ulaştıran unsur, kalpte yeşeren ve yerleşen Allah sevgisidir. Allah'a yönelmenin çeşitli vesileleri arasında, kul ile Allah ilişkisini güçlendirmek hususunda, Allah sevgisinden daha güçlü ve daha çabuk hedefe ulaştıran bir unsur bulunmamaktadır.

Allah'a yönelmeyi kolaylaştıran, kulun O’na bağlanmasını sağlayan unsurların birbirleriyle mukayeseli değerlendirilmesi birçok hadislerde yer almıştır.

Bir hadiste şunlar yer almaktadır:

"Allah-u Teala Hz. Davud Peygambere hitap ederek şöyle buyurdu: "Ey Davud! Benim zikrim, beni zikredenler, cennetim, bana itaat edenler, sevgim de, bana aşık olanlar içindir; ama ben beni sevenler içinim." (Bihar-ül Envar, c. 98, s. 226)



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 next