GÜNAHIN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ



GÜNAHIN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Günahların dünyada ve ahirette akla, kalbe ve bedene verdiği dünyevî ve uhrevî zararlar, insan psikolojisi ve kişiliğinin oluşumu üzerinde olumsuz yönde bıraktığı etkiler, inkâr edilemez bir gerçektir. Bunların o kadar kötü ve çirkin etkileri, sonuçları var ki onları ancak Allah bilir. İşte bu makalenin konusu, onlardan bazılarına işaret etmektir. Ancak günahların etkilerinin beyanına geçmeden önce burada, günah sonucu yaptığı kötü işleri tevil etme, yorumlama belâsına duçar olan kimseler gibi bazı insanların hata yaptığı ince bir hususa dikkat çekmede yarar vardır. O da şu ki:

İnsanlar bazen günahın tesirini o anda görmezler. Özellikle henüz meleke hâline gelmemiş, kalbin katılaşmadığı gençliğin ilk dönemlerinde işlenen ilâhî yasaklar ve günahlar hakkında bu durum daha belirgindir. Çünkü bazen günahın tesiri ileride ortaya çıkar, ama kişi onu unutmuş olur. Etkisini o anda görmeyince, yaptığından dolayı Allah'ın ona memnuniyetsizliğinin olmadığını sanır ve cezanın gecikmesinin, aslında tövbe etmesi için İlâhî tarafından kendisine verilen bir mühletten kaynaklandığını unutur. Oysa tertemiz bir sayfadan ibaret olan kalpte günah sonucu oluşan siyah noktanın büyümesiyle nice insanlar helâk oldu, nice nimetler yok oldu, nice ferdî ve içtimaî belâlara davetiye çıkarıldı. Bırakın cahilleri, buna aldanan nice âlimler ve erdemli insanlar bile var!

Ama şunu da hatırlatalım ki, günahın cezasının bir kısmı peşindir. Zira kişi gizlice veya açıktan günah işler ve onun zilleti hemen üzerine çöker; organları veya ruhu, psikolojisi üzerindeki doğal etkisini anında gösterir. Çünkü masiyet sahibine, mutlaka zillet ve hakirlik vardır. İzzetin tümü ise Allah'a itaattedir. "Her kim izzet istiyorsa, izzetin hepsi Allah'ındır."[1]

Ancak bazen günahların etkisi, defalarca işlendikten ve nefse yerleşip meleke hâline geldikten sonra aşamalı olarak ortaya çıkmakta ve kişiyi kendine münasip yönde etkilemekte, yönlendirmektedir. Meleke hâline gelmiş günahların insan nefsi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkisini, "Nefsanî Melekeler" başlığıyla dergimizin dördüncü sayısında işlemiştik ki, değerli okuyucular oraya da müracaat edebilirler.

GÜNAHIN ZARARLARI

Bunlardan biri ilimden mahrum kalmaktır. Çünkü ilim Allah'ın kalplere attığı bir nurdur. Günah ise bu nuru söndürür. Hatta bazı hadislerde, işlenen günahların, kişinin hikmeti ve kazandığı ilimleri unutmasına yol açtığı ifade edilmektedir.[2]

Ayrıca günahlar aklın noksanlaşmasında etkili olup onu ifsat eder. Çünkü aklın bir nuru vardır, masiyet ise bunu kaçınılmaz olarak söndürür. Nur sönünce de akıl zayıflar, eksilir. Oysa günahların etkisini izale etmede, nefis ve şeytanla mücadele vermede yegane güç, akıldır. Beden ülkesinde de aklın işlevsiz hâle gelmesi, ülkenin düşmanlar tarafından kuşatılması ve tüm iyilik duygularının yok edilmesi demektir.

Ahlâk âlimleri, "Aklı yardımına koşan hiç kimse, günah işlemez." derler. Çünkü nefsi günaha çağırdığında, aklı onu masiyetten kesinlikle men eder. Zira beden memleketine aklı hâkim olan kimse, kendisini yüce Rabb'in avucunda, huzurunda ve hükümranlığı altında görmekte, onun evinde ve sergisinin üzerinde olduğunu bilmektedir. Yüce Allah'ın ve meleklerinin, sürekli kendisini görmekte olup yaptıklarını şahit olduklarına müşahede etmektedir. Kur'ân'ın kendisini günahtan nehyettiğini, ölümü hatırlamasının kendisini günahtan engellediğini, masiyet sebebiyle elinden kaçırdığı dünya ve ahiret nimetlerinin, günah sonucu elde ettiği sevinç ve lezzetin kat kat fazlası olduğunu bilmektedir. Hâl böyle iken, sağlıkı bir akla sahip hiç kimse tüm bunları nasıl göz ardı edebilir?! Ama eğer günahlar neticesinde akıl kendi sağlığını kaybeder, güçsüz bırakılırsa, bu durumda helâke sürüklenmek, uçurumlara yuvarlanmak kaçınılmaz olur.

Günahların bir başka sonucu da rızktan mahrumiyettir.[3] Nitekim bir hadiste Resulullah (s.a.a), "Hakikaten bir kul yaptığı bir günahtan dolayı rızktan mahrum edilir." buyurmuştur. Çünkü takva, rızkı celp ettiği gibi, takvayı terk de fakirliği celp eder. Rızkı çekmede günahları terk etmekten daha etkili bir şey yoktur.

Ayrıca günah "tahammül edilemeyecek belâya, insanı ölüme kadar sürükleyecek sorunlarla karşılaşmaya ve düşmanları sevindirecek keder"e yol açan güçlü sebeplerdendir. Yine günahlar Allah'ın nimetinin zevaline, akıbetinin belâya dönüşmesine ve Allah'ın tüm gazabının celbine en büyük sebeplerdendir. Nitekim İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmaktadır: "Nimet bir sınavdır, sıkıntıdır. Eğer şükredersen hazine, yok eğer nankörlük edersen ceza olur."[4]



1 2 3 4 5 6 7 8 9 next