Şia'yı Tanıyalım



Şia'yı Tanıyalım

Teşeyyü, imametin ilâhî bir makam olduğu, dolayısıyla imamın nasla ve Allah (c.c) tarafından seçileceği inancından oluşan bir ekoldür. Hz. Peygamber'in (s.a.a) önceki peygamberler arasında da bulunan bu ilâhî sünnete uyarak Allah'ın (c.c) emriyle kendisinden sonraki imam ve vasileri tanıtması da bu doğrultuda gerçekleşmiştir.

İlkleri Hz. Ali (a.s) olan bu tanıtılmış büyük şahsiyetler, hem dinî mercilik ve hem velâyet sahasında İslâm camiasının hakimiyet ve rehberliğini üstlenmiş, Hz. Peygamber'den sonra halkın imamı ve örnekleri olmuşlardır.

Merhum Şeyh Muhammed Cevad Muganniye şöyle der:

"Teşeyyü, Ali ve evlatları hakkında aşırıya gitmeksizin Hz. Peygamber (s.a.a) tarafından Hz. Ali'nin (a.s) imamet ve hilâfetine dair nassın bulunduğuna inanmaktan ibarettir."[1]

Şia'nın Sözlük Anlamı

Şia, sözlükte tâbi olan ve yardım eden anlamına gelir. Bu konuda Cevherî şöyle der:

"Birinin şiası olmak, onun izinden gitmek ve ona yardım etmek demektir."[2]

Şia kelimesi bu anlamda Kur'ân-ı Kerim'de kullanılmıştır. Örneğin: "Ve şüphe yok ki İbrahim de O'nun Şiası idi"[3], "…Birisi Şiası, öbürü düşmanlarındandı…"[4]

Kamusu'l-Mühit'te şöyle tarif edilmiştir:

"Birinin şiası olmak, onun izinden gitmek ve ona yardım etmek demektir. Bu kelime müfret, tesniye, çoğul ve aynı şekilde müzekker ve müennes... olarak kullanılır."[5]



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 next