BÜYÜK ZAHİD



 

 Üveys-i Karani;[1] Hz. Ali'nin (aleyhisselam) yakın yaranındandı. Evet o, Hz. Ali (a.s) gibi büyük bir şahsiyetin güvenini kazanıp onun sırdaşı olma şerefine yücelme liyakatine sahipti. Kıyamet günü bir melek, Ali'nin (a.s) yaranı nerdedir? diye seslendiğinde onun belirgin ashabından bir grubu kalkıp diğerlerinden ayrılacaklar. İşte bu parlak şahsiyetlerden biri de Üveys-i Karani olacaktır.

Üveys-i Karani Allah'a aşık zahid bir insandı. Evet o tüm maddi bağlardan ve Hakk'a (Allah'a) ulaşmasına mani olacak şeylerden uzaktı.

Üveys, asr-ı saadet döneminin ünlü şahsiyetlerinden biri sayılmaktadır. Onun takvası ve ibadeti dillere destan olmuştur.

Hayatı baştan sona kadar aşk ve cezbe-i ilahi ile birlikteydi. Seyr-i sülükten haberi olmayan ve bu yüce makama ulaşamayan insanların bunu kabullenmesi gerçekten çok zordur. Diğer yandan, bazıları aşırı gidip, onun hayatı ve şahsiyeti hakkında bir takım efsaneler nakletmişlerdir. Sofular ve İrfan iddiacıları, Üveys'i kendilerinin kutbu ve piri olarak tanıtıp ona çeşitli kerametler isnat etmişlerdir. Bu yüzden onun şahsiyeti ve örnek hayatı müphem kalmıştır. O, yüzünün yarısı ışıkta ve diğer yarısı da karanlıkta kalan ve bu yüzden iyice tanınmayan kimseye benzemektedir. Biz delil ve tahkik nurunun aydınlattığı kadarıyla onu tanıtmaya çalışacağız; böylece şahsiyetinin müphem noktalarına ışık tutmak bir ölçüde mümkün olacaktır.

O, Benî Murad kabilesinin Karn kolundan idi. Peygamber'i görmeden müslüman oldu ve hayatının sonuna kadar da Peygamber'i görmeye Muvaffak olamadı.

Üveys, Peygamber'i (s.a.a) görme saadetine erişemediyse de, Resulullah'ın (s.a.a) büyük dostlarını gördüğünden tabiinden sayılmaktadır. İslam Peygamberi (s.a.a) onun hakkında, "Üveys tabiinin en üstünü ve iyisidir" diye buyurmuştur.

Peygamber'in (s.a.a) Gelecekten Haber Vermesi

Takvalı insanlar kendi Rableri ile özel bir manevi irtibat içerisindedirler. Onların kalpleri mârifet nuruyla aydın ve Allah aşkıyla dolu olup daima gösterişten kaçınırlar.

Mârifette ve hakkı tanımakta yüksek aşamaları kateden ve yüce manevi derecelere ulaşan şahıslar çokturlar; ama toplum içerisinde şöhretten uzak yaşadıklarından onların ruhlarının azemetinden, yüce manevi derece ve ihlaslarından az kişi  haberdar olur.

Üveys de bu şahsiyetlerdendir. O, toprak altında gizli kalan bir hazine gibi gereğince tanınmamış  olup çok sade bir yaşantısı vardı. Üveys'in üstün ilahi bir makama sahip olduğu ancak Peygamber'in (s.a.a) açıklaması üzerine müslümanlarca bilindi. Resulullah (s.a.a) defalarca onu görmeyi arzulayıp şöyle buyuruyordu:

"Kim onu görürse selamımı ona iletsin" Sahabenin: "Ya Resulullah! Kendisini bu kadar anıp görmek istediğin ve  ashabınıza, benim selamımı ona iletin diye tavsiyede bulunduğunuz şu Üveys-i Karani kimdir?" demesi üzerine. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:



1 2 3 4 5 next