Kitap ve Sünnet Işığında Sahabenin Adaleti Görüşü



 

Musa İrfan

Sahabe’nin adaleti bahsine başlarken önce sahabenin kim olduğunu ve sahabeyi teşhis etmekteki ölçünün ne olduğunu bilmek gerekir. Bu konuda ileri sürülen birbirinden farklı görüşlerde, savunulacak bir mantığa dayanmaktan çok, görüş sahibinin özel bir düşünce atmosferinden etkilenmesi, şahsi zevk ve tercihleri göze çarpmaktadır.

Tabiinden olan Said b. Musayyib sahabenin bir veya iki yıl Peygamber ile birlikte bulunan bir veya iki savaşta onunla birlikte savaşan kimse olduğunu söylemektedir.[1][1]

Eşaire fırkasının mütekellimlerinden olan Bakelani ise şöyle diyor: “Ümmet arasında yerleşen örfe göre sahabi, Peygamber uzun süre beraber olan kimsedir. Sadece birkaç saat Peygamberle kalan, Peygamber ile birlikte birkaç adım yol yürüyen ve hadis işiten kimse sahabi değildir.”[2][2]

Başkaları ise bu sınırları daha da genişletmiş ve sahabinin tanımında daha kolay bir ölçü zikretmişlerdir.

1- Ahmed b. Hanbel bu konuda şuna inanmaktadır: “Resul-i Ekrem (s.a.a)’in sahabesi, Peygamber’i bir ay veya bir gün veya hatta bir saat gören kimselerdir. [3][3]

Sahih’in sahibi Buhari ise şuna inanmaktadır: “Peygamber ile birlikte oturan veya onu gören kimseler, sahabe zümresinden sayılmaktadır.”[4][4]

Vakidi ise şöyle diyor: “İlim ehline göre buluğ çağında, günün belli bir saatinde de olsa Peygamber-i Ekrem (s.a.a.) gören, Müslüman olan, bu dini kavrayan ve beğenen kimseler Peygamber’in ashabındandır.”[5][5]

İbn-i Hacer Askalani ise şuna inanmaktadır: “Sahabi iman üzere Peygamber’i gören Müslüman olarak dünyadan ayrılan kimsedir. Peygamber ile birlikteliği az olsun veya çok, Peygamber’den rivayet etsin veya etmesin, Peygamber ile birlikte savaşa gitsin veya gitmesin hiç fark etmez. Onu bir an gören ve onunla sürekli beraber olmayan veya hatta körlük gibi sebeplerden dolayı, onu görmeyen kimse de sahabidir.”[6][6]



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 next