Mir Fettah b. Ali Hüseyni Meraği (Ö. H. 1266 - 1274)



 

Meraği de velayet-i fakih hususunda şu istidlali beyan etmektedir:

1 - İcma-i muhassel[1]: Bu icma velayet-i fakihin apaçık delillerinden biridir. Bazıları icmanın lubbi[2] yani içeriksel ve özel bir lafızdan yoksun olduğunu düşünerek bu yüzden ihtilaf hususlarında delil kabul edilemeyeceğini sanabilirler.

Evet eğer icmadan maksat, ihtilaf ve özelleştirmenin mümkün olmadığı gerçek bir hükümle ilgili icma ise bu doğrudur. Ama eğer icma bir kaide üzere ikame edilmişse, yani hakim olmayanın velayeti hususunda bir delilin olmadığı yerlerde fakihin velayet sahibi olduğuna icma ikame edilirse, bu icma taharetin aslı hususundaki icma gibidir. Şek hususunda bu icmaya sarılmak mümkündür. Kaideye icma ile hükme icma etmenin farkı ise açıktır. Fakihlerin sözlerini iyice bir araştıranlar bu konuyu açıkça anlarlar.

2 - Menkul icma: Fakihlerin sözlerinde fakih olmayanın velayeti hakkında hiç bir delilin olmadığı tüm hususlarda fakihin velayetine delalet eden böyle bir icmanın nakli oldukça çok ve yaygındır.[3]


[1] - İcma-i muhassel, bir fakih tarafından fetva ve kitaplarına müracaat neticesinde ortaya çıkan alimlerin bir konudaki görüş birliğidir. Sadece şahıs veya şahıslar tarafından nakledilen görüş birliğini ifade eden menkul icmanın karşıtıdır.

[2] - Lubbi delil, lafzi delilin karşıtı olup, içinde belli bir lafız olmayan delildir. İcma ve siret lubbi delillerden olup ayet ve rivayetler ise lafzi delillerden sayılmaktadır.

[3] - Mir Fettah Meraği, Enavin, s. 345.