Din ve Siyaset



Siyasal İslam düşüncesini bilmek istiyorsak; tümel olarak din ve tikel olarak İslam hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir. Öte yandan toplumsal konularda kaynak olarak dine müracaat etmeyi kabul etmeli ve Sekülarizm’in bu kaynak hususundaki şüpheleri açıklanmalı ve sorularına cevap verilmelidir.

Din Nedir?

“Din” kelimesinin anlamı hususunda batılılar tarafından çok farklı açıklamalar yapılmıştır.[1]

Bu tanımlamaların çeşitliliği batılı bilginleri şu gerçeği itiraf etmeye zorlamıştır: “Din kavramı herkesin kabul ed

eceği tek bir anlam ifade etmemektedir. Din denilince birbiriyle ilişkisi bulunan çok çeşitli olgular ifade edilmektedir. Bu ilişki Ludweak ve Wittgenstein’ın “ailevi benzerlik[2] olarak adlandırdığı bir ilişki türüdür.[3]

Kur’an tabirlerinde ise din iki hususta kullanılmıştır:

1 - Hak veya batıl gaybi bir kudrete inanmak. “Sizin dininiz size, benim dinim bana.”[4]

2 - İlahi dinler hususunda kullanılmıştır. “Şüphesiz Allah indinde din İslam’dır.” [5]

Bu kitapta biz ilahi dinlere özgü olan ve farklı aşama ve düzeylere sahip bulunan dinin ikinci kullanışını ele almaktayız. Bu anlamda dinin iki aşaması vardır:

1 - Nefs’ul emri din: İnsanın kurtuluşa doğru yönlendirilmesi hususunda ilahi ilim ve rabbani meşiyyette var olan şey nefsu’l emri (Allah nezdindeki din) dindir. Başka bir tabirle nefs’ul emri din, insanın başlangıç ve sonu arasında kat ettiği mesafedir. Kur’an’ın tabiriyle insanın başlangıcı marifet ve bilgi yönünden sıfır noktasıdır. “Allah sizleri annelerinizin karınlarından bir şey bilmez bir halde çıkardı.”[6] İnsanın nihayeti ise “Ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım.”[7] ayeti esasınca sonsuz marifettir. Zira ibadet, marifetin neticesidir. Herkes, marifeti ölçüsünce ibadet etmektedir. Molla Sadra (Sadr’ul Muteellihin) bu ayetin tefsirinde şöyle diyor: “Cin ve insanları sadece beni bilsinler diye yarattım anlamındadır.[8] Allah’ın ilmi sonsuz olduğu için onu tanıma imkanı da sonsuza dek uzanmaktadır. Nefs’ul emri din (Allah indindeki din) beşerin levh-i mahfuzdaki kurtuluş reçetesidir. Başlangıç ve son arasında kat edilen mesafedir. Özdeksel bir gerçek ve mevcut bir realitedir.

2 - Mürsel din:  Allah-u Teala nezdinden insanın kurtuluşa yönlendirilmesi için ilahi peygamberleri vesilesiyle gönderilen din ise mürsel dindir. Başka bir tabirle mürsel din nefs’ul emri dinin bir bölümü veya tamamıdır ve vahiy vasıtasıyla insanlara ulaştırılması için ilahi peygamberlere sunulmuştur. Bu isimler her ne kadar tanıdık isimler olmasa da dinin gerçeğine ve tarih sahnesinde meydana gelen olaylara dikkatlice bakıldığında kolayca anlaşılmaktadır. İnsanı yaratan, onun başlangıç ve sonucundan haberdar olan Allah bu varlığın saadet ve kurtuluşu için apaçık bir yol tayin etmiştir (nefsu’l emri din) ve her dönemde o ilahi reçetenin bir bölümünü peygamberler vesilesiyle insanlara ulaştırmıştır (mürsel din)



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 next