Sekülarizm’in Delilleri



Her ne kadar tarihi ve kültürel özel şartlar Sekülarizm-’in doğuşunu hazırladıysa da seküler düşünürler kendi iddialarını ispat etmek için bir takım felsefi ve kelami deliller de ortaya koymuşlardır. Onların dini siyaseti reddetme hususundaki delillerini iki bölümde ele almak mümkündür:

a - İster Müslüman olsun ister Mesihi ve isterse de ateist her sekülarist insanın kanıt olarak sarılabileceği deliller.

b - Müslüman sekülaristlerin özellikle de İranlıların sekülarizm hakkında ortaya koydukları deliller.

Birinci grupta çok önemli birkaç delil vardır:

1 - Din ve siyasetin zati farklılıkları,

2 - Dini konular ve koşullu önermeler,

3 - Din ve değişken dünya,

İkinci grup delillerde de sadece bir delile işaret etmek mümkündür ve o da fıkhi yöneticiliğin işlemezliği iddiasıdır. Biz burada özet olarak bu delilleri açıklamaya çalışacak ve kısaca bir değerlendirmesini yapacağız.

1 - Din ve Siyasetin Zati Farklılığı

Seküler düşünen bir grup zaticiliği[1] önemle vurgulayarak şöyle demişlerdir: “Her şeyin kendine özgü bir zatı ve mahiyeti (fenomeni) vardır. Dinin zatı siyasetin zatından farklıdır. Bu yüzden dini siyaset “demir tahta” gibi imkansız ve olmayacak bir şeydir.”

Cevap olarak şöyle demek gerekir ki siyasetin mahiyeti toplumun işlerini idare etmektir. Dinin mahiyeti ise insanın  Allah-u Teala tarafından gerçek saadetine doğru sevk edilmesidir. Dolayısıyla bu esas üzere dini siyaset, insan için gerçek saadeti temin etsin diye bir toplumu dini değerler ve ölçüler üzere idare etmektir. O halde dini siyasetin gerçekleşmesi hakkında hiç bir akli ve rasyonel engel söz konusu değildir.

2 - Dini Bilgiler ve Koşullu Önermeler

Bazıları ise şöyle demişlerdir: “Dini konular her özel olayda belli bir kılavuzluğun elde edilemeyeceği koşullu önermeler türünden sayılmaktadır. Oysa siyaset ve toplumu idare etmek böylesine belli bir kılavuzluğa ihtiyaç duymaktadır. O halde din siyasette merci veya kılavuz olarak söz konusu edilemez.”[2]



1 2 3 4 5 6 next