3 - Kur'an-ı Kerim Daimi Bir Kitaptır



Geçen fasılda değindiğimiz bahis, bu iddianın ispatı için yeterlidir. Zira bir maksat ve bir konuya ait fikir, mutlak surette kâmil ve eksiksiz ise onun itibar ve doğruluğu, sınırlı bir vakit ve belirli bir zamana mahsus olmayacaktır. Kur'an-i Kerim de ortaya koyduğu fikirlerini kâmil bilmektedir. Kemalin ötesinde ise bir şey yoktur. Allah'u Tebarek ve Teâlâ buyuruyor:

"Şüphe yok ki, o her şeyi ayırdeden kesin bir sözdür. Şaka değildir."[1]

Bundan başka Kur'an-ı Kerim'in itikadı öğretisi, halis hakikat ve sırf gerçeklerdir. Açıkladığı ahlaki ilke ve ameli kanunlar ise, sabit hakikatlerin gerçek sonuç ve mahsulüdür. Böyle bir şeyin ise bozulması veya o zaman sürecinin ilerlemesi sonucu yıpranması, geçersiz olması söz konusu olamaz.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"Ve biz Kur'an'ı, hak ve gerçek olarak indirdik ve o da hak ve gerçek olarak indi. (Yani hem hüdusunda, hem de bekâsında hak olmaktan ayrılmadı)."[2]

 "... Hak'tan sonra, sapıklıktan başka ne kalır ki?..."[3]

Allah-u Teâlâ kelamının diğer bir bölümünde, genel bir ifadeyle şöyle buyurmaktadır:

"Gerçekten de Kur'an-ı Kerim, aziz (izzet ve büyüklük sahibi) bir kitaptır. Ona hiç bir taraftan batıl yol bulamaz."[4]

Yani ne şimdi ve ne de gelecekte, O'nun batıl veya geçersiz olmasından söz edilemez. Elbette Kur'an-i hükümlerin ebedi olmaları hususunda, bir çok bahisler yapılmış ve bu bahisleri daha fazla genişletmek mümkündür. Fakat bu konu kitabın bahis mevzusu olan Kur'an'a göre, Kur'an'ın müslümanlar arasında taşıması gereken değer ve yer konusunun dışında kalır.


 



1 next