Kur'an-ı Kerim Evrensel Bir Kitaptır



Kur'an-ı Kerim'in açıklamaları, Arap ümmeti gibi bir ümmete veya müslümanları gibi taifelerden bir taifeye (özel bir gruba) ait değildir. Müslümanları olduğu gibi İslâm dışı taifeleri de muhatap alıyor. Zira Kur'an-ı Kerim kafir, müşrik, ehl-i kitap, Yahudi, Beni İsrail ve Hıristiyan gibi kavimleri de bir çok kere muhatap alarak bu taifelerden her biriyle ihticac ve istidlalde bulunmuş ve onları hak yola davet etmiştir.

Ayrıca Kur'an-ı Kerim, bu taifeleri hakka davet ederken, hiç bir zaman onları "Arap" olarak muhatap almıyor. Nitekim müşrikler (putperestler) hakkında şöyle diyor:

"Eğer tövbe ederek, namaz kılıp zekat verirlerse sizin din kardeşlerinizdir..."[1]

Ehl-i kitap sayılan Yahudi, Hıristiyan ve Mecusiler hakkında şöyle buyuruyor:

"Ey kitap ehli, gelin, aramızda eşit olan tek söze! Ancak Allah'a kulluk edelim. O'na hiç bir şeyi eş ve ortak tutmayalım. Allah'ı bırakıp da bazılarımız, bazılarımızı Rab edinmeyelim..."[2]

Görüldüğü gibi asla: "Ey Arap müşrikleri" veya "Arap soyundan olan ehl-i kitap" diye hitap edilmiyor. Gerçi İslâm'ın halen Arap yarımadasından dışarıya yayılmadığı ilk dönemlerde tabii olarak Kur'an'ın bu genel hitapları, sadece Arap ümmetine sunuluyordu. Fakat İslâm'ın Arap yarımadasının dışına nüfuz ettiği hicretin 6. yılından itibaren, böyle bir ihtisası gerektirecek herhangi bir sebep artık kalmamıştı.

Yukarıdaki değindiğimiz ayetlerden başka, umumi davet edici diğer bazı ayetler de vardır. Misal olarak şu ayeti kerime.

 "...De ki, Allah benimle sizin aranızda şahittir. Ve bana bu Kur'an, sizi ve bunun ulaştığı herkesi korkutmam için vahyedildi."[3]

Ve şu ayet-i Kerime:

"Kur'an evrende bulunan herkese bir hatırlatmadan başka bir şey değildir."[4]



1 2 next