Hadis 1



مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراً فَلَمَّا أَضَاءتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِي ظُلُمَاتٍ لاَّ يُبْصِرُونَ ﴿17﴾ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ ﴿18﴾ أَوْ كَصَيِّبٍ مِّنَ السَّمَاء فِيهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌ يَجْعَلُونَ أَصْابِعَهُمْ فِي آذَانِهِم مِّنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ واللّهُ مُحِيطٌ بِالْكافِرِينَ ﴿19﴾ يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا أَضَاء لَهُم مَّشَوْاْ فِيهِ وَإِذَا أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواْ وَلَوْ شَاء اللّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ إِنَّ اللَّه عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ﴿20﴾

17. Onlar, (çevresini aydınlatmak için) ateş yakan kimseye benzerler; ateş etrafını aydınlatınca Allah nurlarını yok eder, onları karanlıklar içinde terk eder de (hiç bir şeyi) göremezler.

18. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden (hatalarından) dönmezler.

19. Veya (onların durumu) gökten sağanak halinde boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek bulunan bir yağmurda, yıldırımlardan ölüm korkusu ile parmaklarını kulaklarına tıkayan kimselere benzer. Şüphesiz Allah kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.

20. Şimşeğin çakması neredeyse gözlerini alır; onları aydınlattıkça ışığında yürürler ve üzerlerine karanlık basınca durakalırlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

Tefsir

Münafıkların Halini Betimlemek İçin İki İlginç Örnek

Münafıkların bazı sıfat ve özelliklerini beyan ettikten sonra Kur’an-ı Mecid münafıkların durumunu betimlemek için yukarıdaki ayetlerde iki ilginç benzetmede bulunmuştur:

1- Birinci benzetme de şöyle buyurmuştur: “Onların misali karanlık gecede yollarını bulmak ve hedeflerine erişmek için ateş yakan kimse misalidir. Ama bu ateş etraflarını aydınlatınca aniden Allah-u Teala ateşlerini söndürür ve onları karanlıklarda bırakır. Öyle ki artık hiç bir şeyi görmez olurlar.”

“Allah nurlarını yok eder, onları karanlıklar içinde terk eder de (hiç bir şeyi) göremezler”

Münafıklar bu küçük ateş ve ışıklarıyla karanlıklara karşı koyabileceklerini düşünüyorlardı. Ama aniden bir fırtına kopmakta veya iri taneli yağmurlar yağmakta, ya da yakıtları bittiği için ateşleri sönmeye yüz tutmaktadır. Böylece onlar yeniden korkunç karanlıklarda şaşkınlık içinde bocalamaktadırlar. Ayet şöyle devam etmektedir: “Onlar sağır, dilsiz ve kördürler.” Zira hakikatleri derk eden hiçbir temel araca sahip değillerdir. “Onlar asla yollarından geri dönmezler.”

Allah-u Teala bu ayet-i şerifede münafık ve kafirlerin hallerini beyan etmektedir, resulüne şunları haber vermiştir: Bu Münafıklar insani ve batıni güçlerini tümüyle kaybetmişlerdir. Allah-u Teala’nın kendilerinde karar kıldığı ve de açığa çıkarmak zorunda oldukları o ilahi kabiliyetlerini kendi kötü seçimleriyle yok etmiş ve kendilerini tümüyle ilahi ihsanlardan mahrum kılmışlardır. Bu yüzden artık göz, kulak, dil ve kalpleri çalışmaz hale gelmiş, hiçbir eseri görülmeyen kayıp insan durumuna düşmüşlerdir. Ayet ikinci örnekte Münafıkların hayat sahnesini bambaşka bir şekilde betimlemektedir:



1 2 3 4 5 6 7 8 next